Dünya Sağlık Günü vesilesiyle, sağlık çalışanlarının karşılaştığı zorlu çalışma koşulları tekrar gündeme geldi. İstanbul’daki hastanelerde yaşanan hasta yoğunluğu, nitelikli sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırırken, sağlık emekçilerinin üstündeki yük hem fiziksel hem de psikolojik olarak sınırları zorluyor. İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan Vahide Hemşire, acil servislerdeki yetersiz personel istihdamı ve yoğun mesai saatlerinin getirdiği zorlukları gözler önüne seriyor.
**Sistemdeki Sorunlar ve Personel Üzerindeki Etkileri**
Kamu hastanelerinde, muayene randevularının aylara yayıldığı ve acil servis önlerinde uzun kuyrukların oluştuğu bir ortamda, sağlık hizmetine erişim giderek zorlaşıyor. Bu durum, sağlık personelinin iş yükünü artırarak, hemşireler, doktorlar ve diğer sağlık çalışanları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Tükenmişlik sendromu ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları da artarak devam ediyor. Sağlık tesisleri, kendi personelini bedensel ve zihinsel açıdan zorlayan bir yapıya dönüşüyor.
**İstanbul’da Durdurulamaz Çalışma Tempo**
İstanbul’daki tam teşekküllü bir eğitim araştırma hastanesinin acil servisinde görev yapan Vahide Hemşire, bu zorlu çalışma koşullarında yıpranan sağlık personelinin bir örneği. Yirmi dört saat süren nöbetler nedeniyle, hemşirenin bacaklarında ciddi şişlikler ve kemik ağrıları oluşmuş durumda. Fizik tedavi sürecinden geçen Vahide Hemşire, aynı zamanda psikolojik destek de alıyor. Acil servislerde hastalar, durumlarına göre üç farklı renk kodu ile sınıflandırılıyor. Vahide Hemşire, akşam 18.00’den sabah 04.00’e kadar kesintisiz çalışarak, yoğunluk nedeniyle tuvalete bile gidemediğini ifade ediyor.
**Acil Servislerdeki Personel Yetersizliği Rakamlarla Ortaya Çıkıyor**
Acil servislerde, dört farklı birimin yükünü sadece dokuz hemşire üstleniyor. Hayati tehlikesi bulunan kritik vakaların tedavi edildiği 11 yataklı kırmızı alan için ise yalnızca üç hemşire mevcut. Uluslararası standartlar, acil servislerde her yatağa en az bir hemşire düşmesini öngörse de Türkiye’deki durum oldukça farklı. Vahide Hemşire’nin aylık nöbet sayısı 11 iken, toplamda yasal mesai süresi 160 saat olmasına rağmen, fazladan 104 saat çalışmak zorunda kalıyor.
**Sağlık Çalışanlarının Talepleri ve Tehlikeler**
Nöbet sonrası sadece uykuya dalabilen sağlık çalışanları, mevcut sağlık sorunları nedeniyle rapor alsalar bile göreve çağrıldıklarını belirtiyorlar. Vahide Hemşire, 08.00-16.00 saatleri arasında çalışmayı talep etmesine rağmen, personel yetersizliği gerekçesiyle bu isteğinin reddedildiğini aktarıyor. Uzmanlar, saha personelindeki açığın halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini vurguluyor. Aşırı iş yükü, tıbbi hata olasılığını artırarak hasta bekleme sürelerini uzatıyor ve sağlık hizmetinin kalitesini düşürüyor.