Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yetkilisinden dikkat çekici bir değerlendirme geldi. Terör örgütü PKK’nın silahlarını bırakması ve örgütün kapatılmasıyla ilgili sürece dair yapılan açıklamalar, MHP cephesinden önemli bir çıkış olarak değerlendirildi. İktidarın, “Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakmasını” hedefleyen yeni çözüm sürecine yönelik yasal düzenlemeler konusunda yaşanan duraksama eleştirileri gündemdeyken, MHP’li bir yetkili, “Orta Doğu’da silah bırakmanın tamamen ve eksiksiz bir biçimde gerçekleşmesini beklemek gerçekçi değil” ifadelerini kullandı.
Yusuf Arslan’ın haberine göre; Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun şubat ayında yayımladığı ortak raporla birlikte, sürecin çözümü için atılacak yasal adımlarla ilgili tartışmalar devam ediyor. AK Parti’nin, PKK’nın sahada silah bıraktığına dair teyitleri beklentisi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki “Terörsüz Türkiye” konusundaki açıklamalarıyla bir kez daha gündeme geldi. Bahçeli, bu süreçte güvenlik hassasiyetlerine dikkat edilerek ilerlenmesi gerektiğini vurguladı ve “İhtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır. Bu mekanizma; toplumsal onarımı, siyasi normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir” dedi.
MHP’li yetkililer, Bahçeli’nin bu açıklamalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçen hafta yaptığı görüşmenin ardından geldiğine ve sürecin duraklamasının seçimle ilgili olup olmadığına dair yorumlarda bulundu. “Terörsüz Türkiye meselesi, seçime endekslenebilecek bir konu değil” diyen yetkililer, “Bu mesele üzerinde plan yapabilmemiz mümkün değil. Seçim dönemi yaptığınız her şey, seçime yönelik bir hamle gibi değerlendirilecektir. Bu nedenle, bu tür adımları bu dönemde atmak ilkesel bir yaklaşım sergilemek açısından önemlidir” şeklinde konuştular.
AK Parti’nin ortak raporundaki “kritik eşik” şartıyla ilgili açıklamalara da değinen MHP’li yetkililer, “Bırakılan silah var ama istenen seviyede değil. Türkiye’de silahlı bir yapı kalmadı, bu kesin. Ancak Orta Doğu’nun derinliklerine inildiğinde, silahların tamamen bırakılmasını beklemek gerçekçi bir bakış açısı değil. Bu nedenle meseleye daha ilkesel bir şekilde yaklaşmalıyız” dediler.
Sonuç olarak, sürecin nasıl ilerleyeceğine dair adım atılmadan önce, terör örgütünün faaliyetlerini durdurma iradesinin olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirten yetkililer, “Tek taraflı adım atmak bu süreçlerin gerçekliğine ters düşer” ifadesini kullandı.