Okul yöneticileri ve öğretmenler artık sadece eğitimden değil, adeta turizm rehberliğinden de sorumluymiş gibi davranıyorlar. Eskiden çocukların başarıları, projeleri ve bilim olimpiyatları konuşulurken şimdi pasaport sırası, vize işlemleri ve otel rezervasyonları gündemde. Okullar adeta tur şirketlerine dönüşmüş durumda. Velilerden toplanan paralarla çocuklar yurtdışı gezilerine hazırlanıyor. Ancak bu durum, gerçek bir eğitim anlayışıyla örtüşmüyor. Öğrencilere önce kendi tarihlerini ve topraklarını tanıtmalıyız. Okul müdürlerine soruyoruz: Göreviniz eğitim planlamak değil mi? Bütçe varsa neden eğitimde kullanılmıyor? Eğitim sistemi, adalet ve eşitlik temelinde yürütülmelidir. Devletin görevi, tüm öğrencilere eşit fırsatlar sunmaktır. Yurt dışı gezileri değil, gerçek eğitim yurtiçindedir. Kültür ve milli bilinç, önce kendi topraklarımızda gelişir. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi sadece pasaport taşıyan değil, sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Eğitim, turizmin yerine geçerse, çocuklarımız sadece kendi fotoğraf albümlerine sahip olur. Oysa onların ihtiyacı bir ülke ideali ve yüreklerinde taşıyacakları milli bir bilinçtir.
EĞİTİMİN YERİNE TURİZM: “PASAPORTLU ÇOCUKLAR” DÖNEMİ