20 Mayıs 2026 tarihinde, ABD Senatosu’nda gerçekleştirilen kritik oylama, İran konusundaki gerilimlerin ülkedeki siyasi dinamikleri nasıl etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Senato, eski Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri müdahale yetkilerini sınırlamayı amaçlayan bir tasarıyı tartışmaya açtı. Oylamada, “Savaş Yetkileri” düzenlemesine yönelik önemli bir adım atıldı.
Prosedür oylaması sonucunda 50 senatör “evet”, 47 senatör ise “hayır” oyu kullandı. Böylece, Trump’ın İran’a askeri güç kullanabilmesi için Kongre onayının alınmasını zorunlu kılmayı hedefleyen tasarı, Senato’dan geçerek önemli bir aşamayı geride bıraktı.
Bu oylama sırasında bazı Cumhuriyetçi senatörlerin, Trump’ı zor durumda bırakacak şekilde oy kullanması dikkat çekti. Rand Paul, Susan Collins ve Lisa Murkowski, daha önceki oylamalarda olduğu gibi bu tasarıya destek verirken, Bill Cassidy de “evet” oyu kullanarak destek verenler arasına katıldı. Demokratlar cephesinde ise yalnızca John Fetterman, tasarıya karşı çıkan tek Demokrat senatör oldu. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’daki bu gelişmeler, parti içinde İran konusunda farklı görüşlerin var olduğunu gösterdi.
Şimdi gözler, tasarının Temsilciler Meclisi’ndeki oylamasına çevrildi. Senato’da kritik eşiği geçen bu tasarının yasalaşabilmesi için iki oylama daha gerçekleştirilmesi gerekiyor. Benzer bir düzenlemenin Temsilciler Meclisi’nde de gündeme gelmesi bekleniyor. Eğer tasarı her iki meclisten de geçerse, Beyaz Saray’a iletilecek.
Ancak, Trump’ın bu düzenlemeyi veto etmesi bekleniyor. Yine de, bu gelişmeler, Cumhuriyetçi kesimde İran ile olası uzun süreli bir çatışma konusunda artan bir rahatsızlığın olduğunu ortaya koyuyor. 1973 tarihli “Savaş Yetkileri Yasası”, ABD başkanlarının savaş kararı alabilmeleri için Kongre’ye danışmalarını zorunlu kılıyor. Ayrıca, Kongre onayı olmadan gerçekleştirilen askeri operasyonlarda, ABD kuvvetlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini gerektiriyor.